Balık yiyebilir miyim?

Günümüzde artık sebze-meyvasından tutun etine kadar yediğimiz içtiğimiz herşeyi sorgular hale geldik. Acaba mevsiminde sebze mi, GMO (genetiği değiştirilmiş mi) mu, hormonlu mu, ilaçlı mı vs. derken bir de içinde ağır metal var mı olayı çıktı. Maalesef artık gönül rahatlığı ile her balığı alıp yiyemiyoruz. Protein açısından zengin ve yararlı olan balık hala yararlı mı acaba? Hiç mi yiyemeyeceğiz?

Analiz yapıldığında (deniz) suda metal oranı düşük bulunur ama dipte yüksek çıkar. Dipte beslenen balıklar, besin maddeleriyle birlikte ağır metal, pestisitler, petrol ve başka organik kirleticileri de yiyor. Toksik (zehirli) etkili ağır metal denince ilk başta kurşun, kadmiyum, cıva geliyor. Vücuda alınan civa daha çok saçlarda, dokularda (beyin, böbrek ve karaciğer) ve kanda birikmektedir. Ağır metaller ; Anemiye, böbrek, beyin ve erkeklerde üreme fonksiyonlarında hasara, kadınlarda sakat doğumlara ve düşüklere, çocuklarda öğrenme ve davranış bozukluklarına, bağışıklık sistemi hasarı, psikolojik bozukluklar, merkezi sinir sistemi hasarlarına sebep olur. Beyin fonksiyonlarına, DNA ve kromozomlara zarar verir. Dahası da vardır tabii.

Vücudunuzdaki bu ağır metallerin tespiti için saç, dışkı, kan ve idrar tahlilleri yapılabilir. Ben saç testi yaptırmıştım.

Ağır metallerin vücuttan atılması/temizlenmesi maalesef o kadar kolay değildir ve bir tedavi süreci gerektirir. Hatta tedavinin başlangıcında semptomlarınızın daha kötü olduğunu görürsünüz. Çünkü  vücuttan civa ve diğer metaller çekilip atılmaya çalışılıyor. Bu arada, saç, iç organ, beyin derken dişinizdeki amalgamlarında ağır metal olduğunu ve temizlenmesi gerektiğini unutmayın. Ancak bunun dişimdeki amalgamı aldırarak kurtulurum diyebileceğiniz kolay birşey olduğunu düşünmeyin. İşini bilen bir doktor ile çalışmalısınız. Bunun da bir prosedürü var. Amalgamın temizlenmesi sırasında cıvanın vücuda dağılması gibi bir risk de var. Dolayısı ile bu konuda bilgili ve tecrübeli bir dişçiye gitmenizde fayda var. Kaş yapayım derken gözünüz çıkmasın, Allah korusun.

Konumuz balıklara dönelim. O halde hangi balıkları yiyebiliyoruz? Prensip olarak:

1-Büyük olmayan

2-Dipte beslenmeyen

Dip balıkları: Mezgit, berlam, kefal, levrek, lüfer, barbunya, kalkan.

3-Ağır metal oranı yüksek olmayan

Ağır metali yüksek olanlar: Lüfer, kılıç balığı, köpek balığı, ıstakoz, midye, tuna

4-Çiftlikte yetişmeyen

Yani tüketebileceklerimiz:

Yüzey balıkları: Hamsi, istavrit, uskumru, palamut. (Denizin yüz metrelik üst kısmında yaşar)

Diğer tükebileceğimiz balıklar: Sardunya, morina (cod), somon

Bunların hepsinin denizden geldiğini düşünüyoruz tabii, yani çiftlikten değil. Örneğin çiftlikte yetişen somon balıklarının aslında gri renkte olduğunu ve pembe boya ile renginin değiştirildiğini biliyor muydunuz? Tabii çiftlikte yetiştirilirken verilen diğer kimyasal madde ve hastalıklardan korumak için verilen antibiotikleri de düşünün. Bunun sonucunda besin değerinin düşük olmasının yanında size vereceği zararları da düşünün.. Örneğin somon balığına geri dönelim. Çiftlikte yetişen somonun Omega-3 ve Omega-6 (yüksek olur) seviyelerindeki dengesizlik vücudumuzda enfeksiyona sebep olur. Ama denizden gelen somon D vitamini açısından zengin olup protein, selenium, niacin, B12, fosfor, magnezyum ve B6 vitaminlerini içerir.

Eğer balık yemekten pek de hoşlanmıyorsanız o zaman güvenilir bir balık hapı almanızı tavsiye ederim. Ben Wild Alaskan Sockeye Salmon (Bir çeşit Alaska somonu) yağını tercih ediyorum. Ama Cod Liver Oil (Morina karaciğeri yağı) ya da Krill oil (soğuk sularda yaşar ve karidesi andırır) da birçok yerde karşıma çıkıyor, yararlarından bahsediliyor. Bu konuda vücudunuzun ihtiyacına göre hangisinin daha iyi olduğuna araştırma yaparak ve bilgisi varsa doktorunuza başvurarak karar vermenizde fayda var.

Advertisements