Category: TURKCE

DEPRESYON

Depresyon herkes için farklı sebepler zinciri sonucu oluşan bir durum. Çevrenizde depresyonda olan 10 kişi vardır ama hepsinin temelinde yatan asıl sebep farklı olabilir. Sizin sebebiniz acaba nedir sorusunun cevabını illa bilmeniz şart mı? Hayır! Şöyle düşünün. Vücudumuzda belli sistemler var ve bunlarda bir dengesizlik söz konusu olunca bunlar bazı rahatsızlıklar yanında depresyona girmemize de sebep olabiliyorlar. O halde bu dengesizlikleri düzeltirsek,  sağlığımızı kazanmamızın yanında depresyondan kurtulmamız da kolaylaşır. Peki çözüm nedir?

Öncelikle şunu anlayalım.

DEPRESYON BEYNİMİZDE DEĞİL, VÜCÜDUMUZDA.

Vücudumuzdaki ana sistemlerin dengesini bozacak sebepleri ortadan kaldırıp, iyileşmesi için gerekenleri sağladığımızda hayatımızdaki en ufak şeylerden bile zevk alıp, mutluluk duyup, daha fazla pozitif olacağız, enerjimiz artacak, hafıza problemlerimiz düzelecek ve depresyon da neymiş diyeceğiz :)

Aşağıda yazdığım çözümler çok genel gelecek ama yazının devamını okuyarak bunların her birinin aslında ne kadar önemli olduğunu ve çözüme giden emin yollar olduğunu anlayacaksınız.

Depresyondan kurtulmanın yolları:

  1. Sağlıklı beslen
  2. Hormonal dengeni düzenle
  3. Kan şekerini düzenle
  4. Stresi kontrol altına al
  5. Vücudundaki enfeksiyonu azalt
  6. Bağırsak sağlığını düzenle
  7. Düzenli detoks yap
  8. Düzenli uyu
  9. Hareket et
  10. Gerekirse supplement (doğal takviyeler) al

KORKMAYIN! Bunları yapabildiğiniz kadar yapsanız bile 2-6 hafta içinde farkı göreceksiniz. Hayatınızın ne kadarının depresyon ile mücadelede geçtiğini düşünün. Şimdi 2-6 hafta ile kıyaslayın, ne kadar kısa bir süre de hedefinize ulaşacaksınız değil mi?

Şimdi biraz daha konuyu açalım.

1-Sağlıklı beslen

Artık hepimiz ne tür yiyeceklerin sağlıklı olduğunu biliyoruz. Ama:

  • Sebze & meyva deyince her renkten sebze & meyvaları yiyor muyuz acaba? Ya da beyaz marul/göbek salata yerine koyu yeşil yapraklı yeşillikleri (roka, tere, ıspanak, maydanoz vs) salatalarımızda kullanıyor muyuz?
  • Meyva seçerken yaban mersini, ahududu, kivi, elma gibi bazı meyvaların diğer meyvalara göre şeker ya da besin değeri açısından farkını biliyor muyuz?
  • Şekeri azaltalım diyoruz ama çayımıza, tatlılarımıza koyduğumuz şekeri azaltırken yediğimiz ekmek/hamur işlerinin (tatlı ya da tuzlu) şekere dönüştüğünü dolayısı ile sadece şeker değil şekere dönüşen yiyecekleri de azaltmamız gerektiğini düşündünüz mü? Sağlıklı olan meyva ya da kuru meyvaların şeker seviyesini düşünerek ona göre günlük şeker tüketimimizi kontrol ediyormuyuz?
  • Yararlı yağlar tüketmemiz gerekiyor. Fakat zeytinyağının yanında hindistan cevizi yağı, kavrulmamış ya da evde taze kavrulmuş yemişler, avokado, saf/gerçek tereyağ ve balık yağının da yararlı yağlar sınıfına girdiğini ve tüketmemiz gerektiğini biliyor muyuz?
  • Kaliteli protein tüketmeliyiz, yani balık alırken çiftlikte yetişmemiş, deniz/okyanus balığı olmalı ve civa seviyesi yüksek olmayan balıkları seçmek önemli. Örn: Sardalya, somon, uskumru. Kırmızı et ve tavuk alırken bol yeşillikle beslenmiş, genetiği değiştirilmiş yemlerle beslenmemiş, hormon verilmemiş, kaynağına güvenilir yerlerden almalı. Yumurta yine doğal beslenmiş tavuklardan olmalı. Bunlara dikkat ediyor muyuz?

2- Hormonal dengeni düzenle

İnsülin, seks, adrenal ve stress hormonları birbirleri ile bağlantılı. Sağlığımız için hormonlarımızın dengede olması çok önemli.

Tiroid problemin var mı? Hipo veya hiper tiroid? Doktoruna TSH, free T3, free T4, ve tiroid antikor testlerini yaptırabilirsin. Tiroid hormon seviyelerindeki dengesizlik serotonin reseptörlerinin fonksiyonlarını azaltıp depresyona sebep olabilir.

Adrenal/Böbreküstü bezlerinin sağlığı ne durumda?

İnsülin ve kortisol seviyelerin nasıl?

Estrojen (beyinde dopamin (tutum ve davranışlarınızı etkileyen hormon) ve seratonin (mutluluk hormonu) reseptörlerini uyandırır) ve projesteron (sakinleştirici etkisi olan GABA reseptörlerini geliştirir) seviyelerin optimal mi?

3- Kan şekerini düzenle

Kan şekerinizi aniden yükselten bol şekerli, lif, protein ve yararlı yağlar açısından fakir yiyeceklerden uzak durun. Glisemik indeksi düşük yiyecekler tüketin.

4- Stresi kontrol altına al

Kronik stres; metabolik fonksiyon bozukluklarını tetikler ve kilo artışı, insülin direnci ve diyabete sebep olur. Devamlı stresli olmak depresif hissetmenize yol açar. Sizi rahatlatan, mutlu eden, stresinizi azaltmanıza yardımcı olan bir yol bulup bunu düzenli bir şekilde hayatınıza uygulayın. Bu parkta  yürümek, spor yapmak, günlük yazmak, dua etmek/namaz kılmak vs olabilir.

Meditasyon ya da inancınıza göre namaz kılıp/dua etmek, beyninizden adrenalin ve kortisolu elimine edip dopamin (tutum ve davranışlarınızı etkileyen hormon) ve seratonin (mutluluk hormonu) akışını sağlar. Mutlu, daha az stresli ve ümit dolu olursunuz.

5- Vücudundaki enfeksiyonu azalt

Enfeksiyona sebep olan herşey insülin direncine sebep olur ve insülin direncine sebep olan herşey enfeksiyona sebep olur. Bu sebepleri bulup elimine etmek gerekir.

Herhangi bir yiyeceğe alerji ya da hassasiyetiniz var mı? Gluten, süt ve süt ürünleri, kuruyemiş vbg.

FAZLA şeker & karbonhidrat tüketimi,  stress, toksin, hazımsızlık

&

AZ yararlı yağ, sebze & meyva, zerdeçal gibi anti-enfeksiyonel baharatlar tüketimi, spor , uyku

= ENFEKSİYON

6- Bağırsak sağlığını düzenle

Bağırsaklarınız:

  • Vitamin üretir,
  • yiyecekleri hazmeder,
  • hormonları düzenler,
  • toksinleri elimine eder,
  • iyileştirici bileşikler  üretir,

Bağırsaklara zarar veren faktörler:

  • Zararlı yağlar örn:kanola yağı, soya yağı
  • Şeker, mısır şurubu, işlenmiş şeker, yapay tatlandırıcılar (sakkarin, aspartam vs.), şeker seviyesi yüksek smoothie, enerji bar ve yeşil içecekler
  • İşlenmiş, genetiği değiştirilmiş (örn:soya, mısır, patates vbg.), hormonlu, böcek ilacı ve herbisitlerle spreylenmiş, katkı maddeleri dolu yiyecekler
  • Alerji ya da hassasiyetiniz olan yiyecekler
  • Vitamin/mineral eksikliği
  • Çevresel toksinler örn:hava kirliliği, çeşme sularındaki kimyasallar, diş macunundaki florür, bazı balıklardaki civa, makyaj/güzellik malzemelerindeki kimyasallar, fırında yemek pişirken kullandığımız aliminyum kağıt, kol altı deodorantları (alimunyum içeren), plastik şişe-kaplardaki BPA, BPS, BPF, ilaçlar vs.

Bağırsak sağlığı için yapılması gerekenler:

  • Probiyotik (bağırsaklarda yararlı bakterileri artıran, fermente edilmiş yiyecek ve içecekler:kefir, turşu, yoğurt vs.) ve prebiyotikler (bağırsaklardaki yararlı bakterileri besleyen yiyecekler:  soğan, sarımsak, tatlı patates, karahindiba yeşilliği …) tüketimi
  • Lifli yiyecekler (brokoli, enginar, keten tohumu, fasulye çeşitleri vs.) tüketimi
  • Yararlı bitkiler / yiyecekler: Biberiye, kekik, sarımsak, zeytin tüketimi
  • Yukarıdaki yararlı yiyeceklerde çeşitlilik yapıp hep aynı türleri tüketmemek
  • Bağırsaklardaki zararlı bakterileri elimine etmek

 7- Düzenli Detoks yap

Günlük, haftalık, aylık ve yıllık detoks yapabilirsiniz. Örnekler:

  • Olabildiğince organik sebze ve meyva tüketin. İşlenmiş/hazır satılan yiyecekler tüketmeyin. Çiftlik balığı yemeyin. Genetiği değiştirilmiş yiyeceklerden uzak durun.
  • Vücudun kendini detoks etme sistemini- karaciğeri destekleyin.  Örn: Glutation  vücudumuzdaki detoksu sağlayan ana bileşiklerden biri. Bunun üretimini arttırmak için bolca brokoli, karalahana, lahana, roka, turp vs tüketin.
  • Su için
  • Hareket edin, terleyin. Müzik açıp dans edin, hergün youtube’dan değişik bir egzersiz bulun yapın.
  • Haftada bir gün, yatmadan önce  kuveti dayanabileceğiniz kadar sıcak suyla doldurup içine 2 bardak İngiliz tuzu (Epsom tuzu), 10 damla lavanta yağı, 1 bardak karbonat ekleyip içine girin. 20 dakika rahatlayıp detoks yapın. Kuvetiniz yoksa sadece ayaklarınızı bu tarz bir su karışımına sokarak detoks yapabilirsiniz (malzeme ölçülerini azaltarak).
  • Haftalık, aylık ve yıllık detoks olarak oruç, sulu/sebze sulu oruç, sadece sebze yiyerek ya da zararlı bütün/birkaç alışkanlığınızı (örn: şeker ve hamur işi) elimine ederek en az 3 gün ve fazlası şeklinde detoks yapabilirsiniz.

8- Düzenli uyu

Sağlık otoriteleri günde kesintisiz 8 saat uyuyun diyor. Ama biliyoruz ki maalesef hayat şartları, zorunluluklar sebebiyle bu pek mümkün değil. Ancak en azından uyuduğumuz süre boyunca derin, iyileştirici, vücudun ihtiyacı olan uykuyu almaya çalışabiliriz. Bunun için yapabileceğiniz şeyler:

  • Hergün aynı saatte yatıp aynı saatte uyanın.
  • Uyurken odanız kapkaranlık ve sessiz olsun. Gerekirse ses ve ışık geçirmeyen perde kullanın.
  • Saat 3’ten sonra her tür kafeinli içecekten uzak durun. Her ne kadar kafeine alışığım uykumu kaçırmıyor deseniz de .
  • Uyku saatinden 3 saat öncesine kadar yemek yiyin.
  • Beyninizi boşaltın. Bir kağıt kalem alın ya da günlük tutun ve bütün yapmanız gerekenleri, sizi endişelendiren, üzen şeyleri yazın. Böylece yatağa uzandığınızda bunları düşünüp uykunuzu kaçırmayacaksınız.
  • Sıcak duş alın ya da kuveti doldurup yukarıda anlattığım detoks/rahatlama banyosunu yapın.
  • Yatmadan önce esneme hareketleri yapın ya da masaj yaptırıp gevşeyin.
  • Uykuyu engelleyen ilaçlardan kaçının.
  • Yatmadan en az 30 dakika önce tv, bilgisayar ve telefonda takılmayı bırakın. Yaydıkları mavi ışık melatonini azaltıp uyku düzeninizi bozar.
  • Gerekirse bitki çayları için ya da takviye alın.  örn: Rahatlatan papatya, nane, lavanta çayları veya doktorunuza danışarak
  • Melatonin 1-3 mg
  • Magnezyum sitrat 200 – 400mg
  • Kediotu (Valerian)
  • Çarkıfelek (Passionflower)
  • Teanin
  • GABA
  • 5-HTP

9- Hareket et

Araştırmalar sporun antidepresenlar kadar hatta daha da etkili olabileceğini gösteriyor. ‘Sağlıklı Beyin, Sağlıklı Hayat’ yazarı doktor Wendy Suzuki, ‘Egzersiz genel olarak vücut ve beyin stesini azaltıp enerjinizi arttırır, ruh halinizi geliştirir. Nasıl hissettiğiniz ve egzersiz arasındaki ilişkiyi anlasaydınız günlük hayatınızda egzersiz/hareket etmeyi önem açısından ön sıralara alırdınız.’ diyor.

Doktor Mark  Hyman, ‘Haftada 5 gün 30 dakika terleten egzersiz yapın. Bu beyninizdeki BDNF seviyesini arttırır ki bu doğal antidepresandır’ diyor.

10- Gerekirse supplement (doğal takviyeler) al

Vitamin/mineral eksikliği depresyona sebep verebilir. Yeme düzeni ile bunu tamamlayamadığımız zamanlarda takviye almamız gerekebilir. Ama öncelikle bilmeniz lazım. D vitamini, Folik asit, B12 vitamini , B6 vitamini  veya Omega 3 eksikliğiniz var mı? Doktorunuza danışarak gerekli testleri yaptırabilirsiniz.

 

 

 

 

Advertisements

Evinizin Havasını Bitkilerle Temizleyin!

Bitkileri yemeklerimizde ve çaylarımızda kullanıyorduk ama odalarınızın havasını temizlemekte, oksijen seviyesini arttırmakta ve kötü kokuları gidermekte de kullanabileceğinizi söylersem eminim benim gibi hemen küçük saksılarda bu bitkilerden almak istersiniz. Özellikle yemek veya çaylarınızda çok kullandıklarınızı. Ayrıca bu bitkilerin sağlığımıza faydalı özelliklerini de bu arada belirtmeden geçemeyeceğim.

Biberiye:

İğne yapraklı bitkiler havayı temizlemek için çok etkilidir. Özellikle nemli kış aylarında.

En önemli özelliği ise kognitif fonksiyon denen bilişsel işlevleri ( algı; hatırlama; hayal; düşünme; muhakeme; yargılama) geliştirmesi ve beyni free radikallerden koruması.

Lavanta:

Ciğerleri rahatlatır.

Böcekleri uzak tutmada kullanılır.

Rahatlatarak iyi uyumanıza yardımcı olur.

Güneşi sever, cam önünde güneş almasını sağlayın.

Fesleğen:

Odanızdaki karbondiyoksit seviyesini azaltır.

Büyük yapraklarını salatanızda kullanıp küçüklerini ekerek büyütebilirsiniz

Beyin Sağlığı

İnsan beyninin dış etkenlerden yani

  • florid,
  • civa (özellikle bazı balıklarda çok var. Örnek: Tonbalığı, kılıç balığı)
  • kurşun (su, boy bazı oyuncaklar …)
  • alkol,
  • aşı,
  • aliminyum,
  • MSG,
  • statin ilaçları,
  • şeker,
  • alerjiniz olan yiyecekler,
  • yağlar : kanola, soya, ayçekirdeği, mısır, margarin…
  • dışarıda satılan işlenmiş gıdalar

görmüş olduğu zararı tamir etmek için zararlı olan bu etkenleri elimine edin ve aşağıdaki listedekileri hayatınıza yavaş yavaş uyarlamaya çalışın.

  • yararlı yağlar (saf zeytinyağı, avokado, kuruyemiş (kavrulmamış), hindistan cevizi yağı),
  • doğal otlayarak yetişmiş tavuk /organik yumurta,
  • Omega 3 (balık yağı)
  • doğal yetişmiş hormonsuz etler
  • Hayvansal proteinlerin yanında bitkisel proteinler:kavrulmamış kuruyemiş, kabak/ayçekirdeği, hububat
  • Her renkten sebze ve meyva
  • probiyotik yiyecek ve gerekirse supplement (takviyesi)
  • eksik olan vitamin / mineral takviyeleri (yiyecek ve supplement aracılığı ile)
  • düzenli, yeterli uyku
  • stres (fiziksel ve duygusal) azaltıcı aktiviteler, rahatlama
  • hormonal dengesizlik varsa, düzenleyici takviyeler
  • spor
  • beyninizi eğitin:yeni dil öğrenin, yapmakta zorlandığınız şeyleri yapmaya çalışın örn: normalde  kullanmadığınız eliniz ile yazı yazın, dişlerinizi fırçalayın
  • hayatınızı kimyasallardan arındırıp doğal olanları kullanın (güzellik malzemeleri, temizlik malzemeleri …)
  • kan şekerini ve insulin seviyesini negatif etkilemeyecek yeme düzeni

Biliyor musunuz? Duydunuz mu? 

  • İnsanoğlunun beyin sağlığını pozitif yönde değiştirebileceği ispatlandı.
  • Autism, Alzheimer, Parkinsons vb gibi hastalıkların iyileştirilebileceği açıklandı.

Ama bunların hepsi yukarıda kısaca anlattığımız ve temelinde Functional/Alternative Medicine denen, vücudu bir bütün olarak ele alıp, sadece semptomlara yönelik kimyasal ilaçlar kullanarak değil, nedenine inerek doğal yöntemlerle yapılabiliyor. Bu konuyla ilgili Amerika’da ileri gelen 50’ye yakın konuşmacının katılmış olduğu 8 video serisini izleme fırsatını yakaladım. Bu serinin özetini sizlerle paylaşacağım.

KABIZLIK

Kabızlık, yeterince sıvı (su, çorba, su değeri yüksek sebze ve meyva vs.) veya lifli yiyecekler alınmadığında oluşur. Tabii hareketsizliği (spor) de unutmayalım. Kabızlığa kullandığınız ilaçlar da sebep olabilir. Örneğin: Antiasit (midede oluşan asit yoğunluğuna karşı kullanılan ilaçlar, ağrı kesiciler .

Eğer günde sadece 1 kere büyük tuvaletinizi yapıyorsanız, kabızlık riski ile karşı karşıya olduğunuzu düşünebilirsiniz. Bu soruna en güzel çözüm dışkınızın yumuşak olmasını sağlayacak yemek düzenidir. Bu da çoğunlukla sebzelerden oluşan bol lifli yiyecekleri ve yeterli sıvı alımını kapsar.

Kabızlık birçok sağlık probleminin altında yatan sebep olabilir. Örneğin:
– Kolik (kalınbağırsakta, genellikle karın boşluğunda duyumsanan, aralıklarla gelen çok güçlü sancı.)
– Ağız kokusu
– Hemoroid
– Kansızlık
– Mide bulantısı
– Depresyon
– Susuzluk …

Kabızlık için doğal çözümler:
Smoothie (Besleyici, lezzetli içecek):
– 2 yemek kaşığı taze öğütülmüş keten tohumu
– 1 muz
– 1-2 bardak su
Bütün malzemeyi blender’da (karıştırıcıda) pürüzsüz bir sıvı haline gelene kadar karıştırdıktan sonra keten tohumu sıvıyı tamamen çekene kadar bekleyin. Sonra afiyetle için. Smoothie’nin yoğunluğunu kendi ağız tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.

Yukarıdaki tarif içmenizi tavsiye ettiğim smoothie için sadece baz oluşturuyor. Buna en az bir yeşillik, bir protein (kuruyemiş, süt/yoğurt/kefir vs) katarak besin değerini arttırmanızı tavsiye ederim.  Besin değerini/doyuruculuğunu arttırmak için malzemeyi aşağıdaki seçeneklerle değiştirebilir/zenginleştirebilrsiniz.

Örneğin :
-Su yerine/beraberinde kefir, yoğurt, süt
– Meyva olarak elma, armut, kivi, portakal, mandalina veya yaz meyvalarından çilek, şeftali, yaban mersini, böğürtlen vs
– Kuru meyvalardan incir, erik, kayısı, hurma
– Baharat olarak tarçın, nutmeg (küçük hindistan cevizi), zerdeçal, zencefil, naneö kakao
– Yulaf,
– Salatalık, limon, maydanoz, ıspanak, lahana, kırmızı pancar, havuç, (sert olanların suyu sıkılabilir)
– Badem, ceviz, fındık, çekirdek, kabak çekirdeği, susam

Gördüğünüz gibi listede sindirim sistemine yararlı, harekete geçirecek magnezyum ve lifi bol, probiyotik (yararlı bakteri) yiyecekler yer alıyor. Her kategoriden 1-2 tane seçip blenderdan geçirerek smoothienizi hazırlayabilirsiniz. Çok tatlı olmamasına dikkat edin. Amaç vücudunuzun ihtiyacı olan super yiyecekleri keyifli bir şekilde tüketmek.

Smoothie örnekleri:
– 6 çekirdeksiz kuru erik
– 1 bardak elma veya suyu
– 1 bardak kefir
– yarım çay kaşığı tarçın
– 1 tutam nutmeg

-0-0-0-0-0-0–0-0-0-0-0-0-0-0–0-0-0-0-0-0-0-0-0-0-

– 1 bardak su/süt/kefir/yogurt veya herhangi ikisinin karışımı
– yarım muz (donmuş ya da taze) (Ben muzu kabuğu ile donduruyorum. Kullanacağım zaman bıçakla soyuyorum.)
-7-8 badem
-1 tatlı kaşığı kabak çekirdeği
-1 yemek kaşığı kakao

Not: Smoothie genelde buz ile yapılır. Soğuk servis edilir. Ancak kış aylarında soğuk istemezseniz buz yerine sıvı içeriğini biraz fazla tutabilirsiniz. Kıvamı genelde bozaya benzer.

Ben smoothielerime benim vücudumun ihtiyacı olan ve süper yiyecek olarak nitelendirilen, toz halindeki spirulina (mavi ve yeşil alglerden oluşan mikroskobik bir yosun türü), ve moringa ( Himalaya eteklerindeki Kuzey Hindistan bölgeleri ana vatanı olan bir  bitki)  gibi  yiyecekleri  de katıyorum. Siz de sizin vücudunuzun ihtiyacı olan, tüketmeniz gereken yiyecek/bitki/içecekleri (yeşil çay, sakinleştirici bitki çayları vs) smoothilerinize katarak çok keyif alarak içebilirsiniz. 

 

Beyin Kanaması Tedavisinde Kullanılabilecek Besinler

  • Zerdeçal:

Anti-iltihap, anti-oksidan, anti-mikrobial, antikanser gibi özelikleri ile Altın bitki olarak anılır. Zerdeçal Beyin kanaması tedavisinde en kolay ve etkili yoldur. Yarım tatlı kaşığı zerdeçalı bir bardak süte karıştırıp için. Bunu ılık ve bal karıştırarak da içebilirsiniz. Zerdeçalın etkisini arttırmak için içine çok az kara biber karıştırın.

  • Hafif Masaj:

Zeytinyağı, hindistan cevizi yağı veya lavanta yağı ile başa yapacağınız günlük hafif masaj gerekli kanın  vücudun her yerine ulaşmasını sağlar ve beyin kanamasından sonra uzuvlarda oluşabilecek zayıflık ihtimalini azaltır.

  • Ginko Biloba:

Kan pıhtılaşmasını engeller ve beyne kan akışını arttırır.

  • Yeşil Çay:

İçeriğindeki antioksidan ve besinler, beyin fonksiyonlarını geliştirir ve çeşitli hastalıklara (diyabet, kalp hastalıkları, kanda pıhtılaşma vs) karşı korur.

  • Havuç:

Havuç yemek ve suyunu içmek, içindeki yüksek beta karoten sebebiyle yaşlanmayı yavaşlattığı gibi beyin kanaması, akciğer / göğüs kanseri ve kalp hastalıklarını önlemekte de  etkili.

  • Ispanak:

Bu da beta karoten kaynağı.

  • Sarımsak:.

Hastalıklarla mücadele, bağışıklık sistemini kuvvetlendirme, kan basıncını düzenleme, inme ve beyin kanaması tedavisinde etkili. Kanı sulandırma etkisi, kan basıncını kontrol ve beyin kanmasını önlemekte yararlı.

  • Epsom Tuzu banyosu:

Haftada 1-2 kere kuvetinizi ılık-sıcak arası su ile doldurup 1 cup – bardak epsom tuz ekleyerek içinde 15-20 dakika rahatlayın. Kaslarınız gevşeyecek, ağrılarınız azalacak, rahat uyumanıza yardımcı olacak.

  • Balık yağı:

Kanı inceltip, pıhtılaşmasını engelleyerek kan dolaşımını düzenler.

  • Zencefil:

Çayı ve günde 2 yemek kaşığı (sabah 1, akşam 1) suyu.

 

NOT: Camı açıp temiz havada derin nefesler alın.

Kahkaha atın, sizi güldüren şeyler izleyin.

Biberiyeli Zeytinli Ekmek (Glutensiz, Mayasız)

Ekmek sevenler için fırından gelen taze ekmek kokusunun yerini hiçbirşey tutamaz. İnsanın içi coşku ile dolar, sabısızlanır, hemen pişse de şöyle üzerine bol tereyağ sürerek yesem der.

Maalesef son (10) yıllarda (bence buğdayın genetiğinin değişmesi ile ilgili olarak) çölyak hastalığı ya da gluten hassasiyeti başladı ve ekmek yemenin zevki biraz azaldı, suçluluk hissetmeye bile başlar olduk. Ama üzülmeyin işte size evde rahatlıkla yapabileceğiniz, çok kolay, lezzetli, hem de biberiyeli ve zeytinli ekmek tarifim. Dışarıdan özel glutensiz un karışımları almanıza da gerek yok.

Malzemeler:

1 bardak badem unu (bademleri robotta un haline gelene kadar çekin)

7 yemek kaşığı zeytinyağı

3 büyük yumurta

1 yemek kaşığı bal veya agave (veya akçaağaç şurubu )

1/4 bardak mısır nişastası (veya tapioka nişastası)

1/2 tatlı kaşığı tuz (veya Himalaya, pembe tuz)

1/2 tatlı kaşığı karbonat (aliminyum içermeyen)

1/8 bardak zeytin, çekirdeği çıkarılıp doğranmış

1/2 yemek kaşığı taze biberiye, ince doğranmış

Hazırlanışı:

* Fırını 175C ısıtın, 21.5 x 14 cm’lik (ya da yaklaşık bu ölçülerde ekmek kabı) fırın kabını yağlayın ya da içine yağlı kağıt yerleştirin.

*Sıvı ve katı malzemeleri iki ayrı kapta iyice karıştırıp sonra birleştirin.

*Malzemeyi fırın kabınıza döküp fırında 45-55 dakika ya da ortasına bıçak/kürdan soktuğunuzda temiz çıkana kadar pişirin.

*Fırından çıkınca kabında soğumaya bırakın.

Afiyet Olsun!

 

Not: Ben yurtdışında yaşadığım için burada kullandığım ürünlerle ve kap ölçüleriyle bu tarifi yaptım. Ancak sizlere kolaylık olsun diye orada bulunan, kullanabileceğiniz malzemeler ve ölçü olarak kullanabileceğiniz bardak, kaşık vs ile tarifimi yazdım. Malzemelerin yanında parantez içinde benim kullandıklarımı yazdım. Tarifin İngilizcesi için tıklayınız Rosemary-Olive Bread

 

Sebzeli Kiş ( + Glutensiz versiyonu)

Günümüzde Fransız mutfağının klasiklerinden olsa da aslında Alman kökenlidir. Zamanında Almanların yönetiminde olan Lothringen, daha sonra Fransızların yönetiminde Lorraine adını aldı. Kiş ‘quiche‘ Almanca ‘Kuchen’den gelme, kek demektir. Quiche Lorraine, en basit ve ilk kiş tarifi olup yumurta, krema ve fume pastırmadan yapılır.

Bu kısa tarihçeden sonra isterseniz benim kiş tarihçeme gelelim. :) Amerikada yaşadığım sürece birçok dünya tadlarıyla tanıştım. Tabii sadece benim damak tadıma uygun olanları yedim ve evde pisirdim. Bunlar içinde Meksikalıların ‘ enchilada’, Japonların ‘sushi’, Amerikalıların (Teksas) ‘chili’ vs. var. Hepsi de (kiş dahil) zor görünse de aslında yemesini seven için çok kolay.

Bugün kiş tarifimi sizlerle paylaşıyorum. Diğerlerini de paylaşacağım merak etmeyin. Özellikle hindi kıymasından yaptığım chili tarifini. Son birkaç aydır  Perşembe günleri ‘chili’ günlerimiz oldu. Bir bakmışım her Perşembe hindi ‘chili’ yapıyorum. Soğuk aylarda bol acılı güzel oluyor. Aslında kıymadan da çok güzel olur ama benim burada güzel dana/koyun kıyması bulmam zor olduğu için hindi kıymasından yapıyorum.

Evet gelelim kiş tarifime. Resimde gördüğünüz gibi ben kare borcamdWP_000724a yaptım ama aslında yuvarlak fırın kabında yapılır. Lütfen tarifin altındaki notları da okuyun.

yemek kaşığı = yk
tatlı kaşığı = tk

İÇİNDEKİLER;

Hamur için ;
2 cup (bardak) un
½ tk tuz
8 yk tereyağ, küçük doğranmış
1 yk elma sirkesi
1 yumurta
4-6 yk soğuk su

İç malzemesi;
– 1/4 kırmızı dolmalık biber, küp doğranmış
– 1/4 sarı dolmalık biber, küp doğranmış
– 1/4 yeşil dolmalık biber, küp doğranmış
– 1 orta boy soğan, küp doğranmış
– 1-2 kabak, küp doğranmış
– zeytinyağ, tuz, karabiber
– 4 yumurta
– 1/2 cup krema, yoksa krema kıvamında sulandırılmış yoğurt
– peynir (keçi, beyaz, kaşar hangisi varsa)

Yapılışı:
1- Soğan ve biberleri tuz ve yağ ile pişirin. Soğanlar seffaflaşınca kabağı ekleyin. Hepsi pişince karabiber ekleyip soğumaya bırakın.
2- Sebzeler pişerken su haricindeki hamur içeriklerini bir kapta birleştirip karıştırın ve azar azar su dökerek hamur haline getirin.
3- 22 cm turta kabına el yardımı ile ya da merdane ile açtığınız hamuru yerleştirin. Yan kısımlarının yeterince yüksek olmasını sağlayın.
4- Hamurun ortası ve yanlarında çatalla delikler açın. Üzerine yağlı kağıt koyun ve ağırlık yapması için nohut yada başka çeşit fasulye ile tabanını doldurun.
5- Önceden ısıtılmış 400 Fahrenheit yani Türkiyedeki fırınlarda yaklaşık 200 derece fırında 10 dakika pişirin. Kağıt ve nohutları alın, gerekirse 5 dakika daha pişirin (Ortası tam pişmemişse).
6- Pişmiş sebze karışımını pişmiş hamurun içine yerleştirin, üzerini arzu edilen peynirlerle kaplayın.
7- Krema ve yumurtaları ayrı bir kapta karıştırıp peynirin üzerine dökün. Yumurta-krema karışımının bütün sebze ve peynirleri kapladığından emin olun. Gerekirse çatalla sebzelerin arasına girmesini sağlayın.
8- Fırında 30-40 dakika ya da ortası pişene kadar pişirin.

Not;
– Glutensiz hamur için:
2 cup (bardak) kahverengi pirinç unu veya
2 yk mısır/buğday nişastası (genetiği değiştirilmemiş) ve pirinç unu = 2 bardak karışım

– Eğer yumurta karışımı yeterli gelmezse biraz daha krema ekleyebilirsiniz.
– Pişmeden önce kişin uzerine çörekotu serpebilir ya da içine taze/kurutulmus kekik, biberiye gibi otlar ekleyebilirsiniz.
– Kiş kuru gorunuyorsa (piştikten sonra) üzerine zeytinyağ sürebilirsiniz.
– İçi için istediginiz sebzeleri, önceden pişmiş olmak kaydıyla, kullanabilirsiniz. Örn; mantar, taze soğan (çiğ olabilir), tavuk, brokoli…
– Hamurun ağzına kadar sebze ve peynirle doldururken yumurta-krema karışımı için yer bırakmayı unutmayın.

Eğer Amerika’daki maceralarımı biraz merak ediyorsanız ‘Photography’ (tıklayın) bölümüme bakarak biraz fikir sahibi olabilirsiniz. Yaptığım yolculuklardan ve gittiğim cafe/restoranlardan oluşan resim albümüm.

 

Çikolatalı Kek (Kinoadan, GF)

IMG_0379Facebook’ta paylastığım bu tarifi bir arkadaşım oğlunun doğum gününde yapmış ve herkes bayılmış. Hemen tarifini istemişler :) Ben de talep üzerine sizler için Türkçe’ye çeviriyorum. Bu kekin özelliği ‘Quinoa’ yani kinoa’dan yapılmış olması. Protein değeri yüksek, gluten free.

Lütfen en alttaki notları okuduktan sonra tarifi yapmaya başlayın.

MALZEMELER:

12 Kişilik

Kek:

  • 2 cup pişmiş, soğutulmuş kinoa
  • 1/3 cup süt
  • 4 büyük yumurta
  • 1 tsp vanilya özü (sıvı)
  • 3/4 cup erimiş, soğumuş tuzsuz tereyağ
  • 1.5 cup şeker
  • 1 cup şekersiz kakao
  • 1.5 tsp kabartma tozu
  • 1/2 tsp karbonat
  • 1/2 tsp tuz

Krema:

  • 2 cup + 1/4 cup krema
  • 1 cup + 1/4 cup çikolata damlaları

Yapılışı:

  1. Kek için fırnınızı önceden 350F/175-180C ısıtın. 8 inch/20 cm çapındakı iki yuvarlak kek kalıbını yağlayıp parşömen kağıdı ile kaplayın.
  2. Süt, yumurta ve vanilyayı karıştırın. Pişmiş kinoa ve terayağı ekleyin. Pürüzsüz olana kadar karıştırın.
  3. Büyük bir kapta, şeker, kakao, kabartma tozu, karbonat ve tuzu karıştırın. Diğer karışımı da katarak iyice karışmasını sağlayın.
  4. Hazırladığınız iki kalıba eşit miktarda paylaştırın ve fırının orta katında 28-30 dakika ya da ortasına bıçak batırdığınızda temiz çıkana kadar pişirin.
  5. Kekleri fırından çıkarınca 10 dakika kadar soğumaya bırakın. Sonra altına yapışmış olan parşömen kağıtlarını çıkarın.
  6. Kreması için, kremayı ocakta ısıtın ve çikolataların üzerine dökün. 5 dakika bekledikten sonra  pürüzsüz ve parlak olana kadar karıştırın. Üzerini plastikle sarıp buzdolabında 2-3 saat soğumaya bırakın. Tamamiyle soğuduktan sonra elektrikli mikser ile karıştırarak yumuşak ipekimsi hale getirin.
  7. Bir kat keki servis tabağınıza koyup kremanın yarısı ile kaplayın. İkinci kat keki üzerine koyup kalan kremayı üzerine sürün. İsterseniz kekin yanlarını tamamen krema ile kaplayabilirsiniz ya da katların görünmesi için sade bırakabilirsiniz.
  8. Keki 2 saat buzdolabında beklettikten sonra servise sunabilirsiniz.

Afiyet Olsun!

NOTLAR:

  • Kinoayı pişirmeden önce bol soğuk suda yıkayın.
  • 1/2 cup kinoayı 1 cup suda pilav pişirir gibi bir taşım kaynadıktan sonra kısık ateşte suyunu çekene kadar pişiriyorsunuz. Eğer yumuşamamışsa biraz daha sıcak su ilave ederek pişirmeye devam edin. Pişen kinoadan tarif için 2 cup ölçün.
  • Tarifteki ‘cup’ silme su bardağına eş değer.
  • Tarifteki ‘tsp’ silme tatlı kaşığına eş değer.

Credit: Mel’s Kitchen Cafe

MUTLULUK

Bilir misiniz mutluluk nedir? Ama gerçek mutluluk… Nedir bilir misiniz? Bir anlık sevinçler, geçici hisler değildir mutluluk. Hep var olan, sürekli olan bir duygudur mutluluk. Ne olursa olsun hep mutlusunuzdur. Kötü diye nitelendirebileceğiniz seyler olsa da mutlusunuzdur. İstediğiniz, hoşunuza giden birşey olmuştur vs. mutlu olursunuz, sonra kötü birşey olur mutsuz olursunuz. İşte bu mutluluk değil kardeşim. Bu geçici sevinç. Mutluluk süreklidir. Her an hem içinde, hem çevrendeki insanlarla ilişkilerinde hem de manevi hayatında hep bir huzur, mutluluk halidir. İşte bu mutluluktur. Yoksa kandırma kendini bugün mutluyum diye.. İçinde fırtınalar koparken, çevrendekilerle savaş halinde iken, içinde hep bir eksiklik, bir boşluk varken sanma ki mutlusun. MUTLU DEĞİLSİN KARDEŞ, OLAMAZSIN DA… İnanması zor değil mi? Mutlu olduğunu sandığın zamanlarda meğersem mutlu değilmişsin. Ama asıl soru gerçekten mutlu olabilir misin? EVET. Nasıl mı?

Sor kendine…

Neden çevrendeki bu olaylar oluyor, neden istediklerin olmuyor, neden bazen istediklerin oluyor, neden hep herşey seni buluyor, neden hep herşeyden negatif etkileniyorsun; eşinden, işinden, komşundan, ailenden… Neden kimse sana yardım etmiyor, neden kimse sana para vermiyor, neden kimse elinden tutup zor anında seni kurtarmıyor, neden için kor ateşlerle yandığında, ne sebepten olursa olsun kimse su serpmiyor içine, neden…

Simdi bu soruları benim sana sorduğumu düşün. Neden benim çevremde bu olayları oluşturuyorsun, neden benim istediklerimi yapmıyorsun, neden hep beni buluyorsun, neden benden negatif etkileniyorsun, neden bana yardım etmiyorsun, neden bana para vermiyorsun, benimle az da olsa paranı paylaşmıyorsun, neden elimden tutup zor anımda beni kurtarmıyorsun, neden içime su serpmiyorsun ihtiyacım olunca, neden…

İşte kardeş sen de diğer herkes gibi hep bana hep bana dersen kimse kalmaz yanında.. Dersen ki kardeşim önce sana, dost bulursun yanında hic ummadığın anda… Bir el uzanmış uzaklardan, yukarılardan , ordan, burdan… ama uzanmış sana bir el, sorma ne aradan..Sen inan, güven, dertleş onunla…Duymaz mı sanırsın seni yaratan…O duymaz da kimler duyar be adam..

(Buradan sonra yazılan şu birkaç satır derindir kardeş, çıkamayacaksan içinden bence sen dalma, kal burada)

Bu satırları yazar iken bilir misin ne haldeyem? Bilmezsin be kardeş bilmezsin… Ben bile bilmiyorum ki sen nice bilesin…Bende bu ben var iken ne ben ne de sen bilebilirsin ben ne haldeyem…Sen sen ol, kurtul senden kardeş.