Category: TARiFLER

KARA MÜRVER ŞURUBU NASIL YAPILIR?

IMG_20200410_233342617İngilizcesi ‘Elderberry’, Latince ismi ‘Sambucus nigra’ olan kara mürver A, B ve C vitaminleri açısından zengindir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Soğuk algınlığı ve grip vakalarında, yakalanmadan önce ya da yakalandıktan sonraki iyileşme sürecinin kısalmasında faydaları görülmüştür.

Ben bu kış da geçen yıllarda olduğu gibi (özellikle virus olaylarını  duymaya başladığımda) sağlık ürünleri satan yerel marketimizden mürver şurubu alıp içmeye başladım. Ancak maalesef bir şişe şurubun fiyatının yüksek olması ve hemen bittiğini görünce kendim evde yapmaya karar verdim ve tarifler aramaya başladım. Birkaç tarif denedim ve sonunda hem lezzet hem de içeriklerin hepsinin kendine has faydaları olması sebebiyle içinde zencefil, tarçın, karanfil ve kaliteli bal olan tarifi beğendim.

Şurubun tarifine geçmeden önce size bir kaç noktayı bildirmek istiyorum:

1-Aşagıdaki tarifin daha kuvvetli versiyonunu yapmak istiyorsanız (bronşit veya grip için), 3 bardak suya 1.5 bardak kara mürver kullanabilirsiniz.

2-Bir yaş altı çocuklar için bal yerine hurma şurubu kullanabilirsiniz.

3-Bal yada hurma şurubunu karıştırmadan önce karışımın ılınmasını bekleyin. Aksi taktirde ısı balın antibiyotik özelliğini yok eder.

4-Lütfen çiğ (pişmemiş) kara mürver suyu tüketmeyin. Zehir hüviyeti taşıyor.

5-Bazı kaynaklar bu şurubu hafta ortası içip hafta sonları ara verilmesini öneriyor.

6-Dozajı:

  • Çocuklar için: yarım – bir tatlı kaşığı
  • Yetişkinler: yarım – bir yemek kaşığı

Yararlandığım sayfa hastalık durumunda (örnek:grip) normal dozu günde bir kere almak yerine 2-3 saatte bir alınabilir diyor. Ben sabah-öğle-akşam 1 yemek kaşığı şeklinde almıştım.

Kara Mürver Şurubunun tarifi:

Malzemeler:

  • 3.5  bardak su
  • 2/3 bardak kurutulmuş  veya 1+1/3 bardak taze yada dondurulmuş kara mürver (Ben kurutulmuş kulladım). (Önemli not: Çiğ/pişmemiş kara mürverin kullanılması tavsiye edilmiyor, zehirlemesi söz konusu)
  • 2  yemek kaşığı rendelenmiş zencefil (eğer organik değilse kabuğunu soymanızı tavsiye ederim)
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • yarım tatlı kaşığı karanfil tozu (öğütülmüş  karanfil)
  • yarım bardak – 1 bardak bal (Ben antibiotik açısından çok zengin olan ve Yeni Zellanda’dan gelen Manuka balı kullanıyorum ancak yerel has bal da kullanılabilir. Balın oranını şurubun tadına bakarak ayarlamanızı tavsiye ederim)

Yapılışı:

  • Bal hariç bütün malzemeleri bir tencereye koyup kaynamaya başladıktan sonra kısık ateşte, ağzı kapalı 45-60 dakika pişirin. Eğer daha koyu bir şurup olmasını istiyorsanız yarı ölçüsüne inene kadar pişirebilirsiniz. (Ben 1 saat kadar pişirip altını kapadım)
  • Kaynayan karışım ılınana kadar bekleyip sonra süzün. Bu noktada posada kalan bütün suyu çıkarmak için tülbent içine alıp suyun tamamını çıkarmaya çalışabilirsiniz.
  • Süzülen karışıma ağız tadınıza göre balı ekleyin. (Kaynar iken balı eklerseniz bal içindeki antibiyotik özelliğini kaybeder. Karışımın 48 derece altına inmesini bekleyin. Ayrıca ben balı eklemeden önce  karışımı cam bir kaba alıyorum sonra balı tahta kaşık ile ekleyip karıştırıyorum.)
  • Kara mürver şurubunu mümkünse koyu renk  yoksa normal cam kavanozlara/şişelere koyup (aylarca) buzdolabında veya serin, karanlık bir yerde saklayabilirsiniz.

 

 

Kaynaklar:

wellnessmama.com

thehealthyhomeeconomist.com

Biberiyeli Zeytinli Ekmek (Glutensiz, Mayasız)

Ekmek sevenler için fırından gelen taze ekmek kokusunun yerini hiçbirşey tutamaz. İnsanın içi coşku ile dolar, sabısızlanır, hemen pişse de şöyle üzerine bol tereyağ sürerek yesem der.

Maalesef son (10) yıllarda (bence buğdayın genetiğinin değişmesi ile ilgili olarak) çölyak hastalığı ya da gluten hassasiyeti başladı ve ekmek yemenin zevki biraz azaldı, suçluluk hissetmeye bile başlar olduk. Ama üzülmeyin işte size evde rahatlıkla yapabileceğiniz, çok kolay, lezzetli, hem de biberiyeli ve zeytinli ekmek tarifim. Dışarıdan özel glutensiz un karışımları almanıza da gerek yok.

Malzemeler:

1 bardak badem unu (bademleri robotta un haline gelene kadar çekin)

7 yemek kaşığı zeytinyağı

3 büyük yumurta

1 yemek kaşığı bal veya agave (veya akçaağaç şurubu )(hiç koymasanız da olur)

1/4 bardak mısır nişastası (veya tapioka nişastası)

1/2 tatlı kaşığı tuz (veya Himalaya, pembe tuz)

1/2 tatlı kaşığı karbonat (aliminyum içermeyen)

1/8 bardak zeytin, çekirdeği çıkarılıp doğranmış

1/2 yemek kaşığı taze biberiye, ince doğranmış

Hazırlanışı:

* Fırını 175C ısıtın, 21.5 x 14 cm’lik (ya da yaklaşık bu ölçülerde ekmek kabı) fırın kabını yağlayın ya da içine yağlı kağıt yerleştirin.

*Sıvı ve katı malzemeleri iki ayrı kapta iyice karıştırıp sonra birleştirin.

*Malzemeyi fırın kabınıza döküp fırında 45-55 dakika ya da ortasına bıçak/kürdan soktuğunuzda temiz çıkana kadar pişirin.

*Fırından çıkınca kabında soğumaya bırakın.

Afiyet Olsun!

 

Not: Ben yurtdışında yaşadığım için burada kullandığım ürünlerle ve kap ölçüleriyle bu tarifi yaptım. Ancak sizlere kolaylık olsun diye orada bulunan, kullanabileceğiniz malzemeler ve ölçü olarak kullanabileceğiniz bardak, kaşık vs ile tarifimi yazdım. Malzemelerin yanında parantez içinde benim kullandıklarımı yazdım. Tarifin İngilizcesi için tıklayınız Rosemary-Olive Bread

 

Sebzeli Kiş ( + Glutensiz versiyonu)

Günümüzde Fransız mutfağının klasiklerinden olsa da aslında Alman kökenlidir. Zamanında Almanların yönetiminde olan Lothringen, daha sonra Fransızların yönetiminde Lorraine adını aldı. Kiş ‘quiche‘ Almanca ‘Kuchen’den gelme, kek demektir. Quiche Lorraine, en basit ve ilk kiş tarifi olup yumurta, krema ve fume pastırmadan yapılır.

Bu kısa tarihçeden sonra isterseniz benim kiş tarihçeme gelelim. :) Amerikada yaşadığım sürece birçok dünya tadlarıyla tanıştım. Tabii sadece benim damak tadıma uygun olanları yedim ve evde pisirdim. Bunlar içinde Meksikalıların ‘ enchilada’, Japonların ‘sushi’, Amerikalıların (Teksas) ‘chili’ vs. var. Hepsi de (kiş dahil) zor görünse de aslında yemesini seven için çok kolay.

Bugün kiş tarifimi sizlerle paylaşıyorum. Diğerlerini de paylaşacağım merak etmeyin. Özellikle hindi kıymasından yaptığım chili tarifini. Son birkaç aydır  Perşembe günleri ‘chili’ günlerimiz oldu. Bir bakmışım her Perşembe hindi ‘chili’ yapıyorum. Soğuk aylarda bol acılı güzel oluyor. Aslında kıymadan da çok güzel olur ama benim burada güzel dana/koyun kıyması bulmam zor olduğu için hindi kıymasından yapıyorum.

Evet gelelim kiş tarifime. Resimde gördüğünüz gibi ben kare borcamdWP_000724a yaptım ama aslında yuvarlak fırın kabında yapılır. Lütfen tarifin altındaki notları da okuyun.

yemek kaşığı = yk
tatlı kaşığı = tk

İÇİNDEKİLER;

Hamur için ;
2 cup (bardak) un
½ tk tuz
8 yk tereyağ, küçük doğranmış
1 yk elma sirkesi
1 yumurta
4-6 yk soğuk su

İç malzemesi;
– 1/4 kırmızı dolmalık biber, küp doğranmış
– 1/4 sarı dolmalık biber, küp doğranmış
– 1/4 yeşil dolmalık biber, küp doğranmış
– 1 orta boy soğan, küp doğranmış
– 1-2 kabak, küp doğranmış
– zeytinyağ, tuz, karabiber
– 4 yumurta
– 1/2 cup krema, yoksa krema kıvamında sulandırılmış yoğurt
– peynir (keçi, beyaz, kaşar hangisi varsa)

Yapılışı:
1- Soğan ve biberleri tuz ve yağ ile pişirin. Soğanlar seffaflaşınca kabağı ekleyin. Hepsi pişince karabiber ekleyip soğumaya bırakın.
2- Sebzeler pişerken su haricindeki hamur içeriklerini bir kapta birleştirip karıştırın ve azar azar su dökerek hamur haline getirin.
3- 22 cm turta kabına el yardımı ile ya da merdane ile açtığınız hamuru yerleştirin. Yan kısımlarının yeterince yüksek olmasını sağlayın.
4- Hamurun ortası ve yanlarında çatalla delikler açın. Üzerine yağlı kağıt koyun ve ağırlık yapması için nohut yada başka çeşit fasulye ile tabanını doldurun.
5- Önceden ısıtılmış 400 Fahrenheit yani Türkiyedeki fırınlarda yaklaşık 200 derece fırında 10 dakika pişirin. Kağıt ve nohutları alın, gerekirse 5 dakika daha pişirin (Ortası tam pişmemişse).
6- Pişmiş sebze karışımını pişmiş hamurun içine yerleştirin, üzerini arzu edilen peynirlerle kaplayın.
7- Krema ve yumurtaları ayrı bir kapta karıştırıp peynirin üzerine dökün. Yumurta-krema karışımının bütün sebze ve peynirleri kapladığından emin olun. Gerekirse çatalla sebzelerin arasına girmesini sağlayın.
8- Fırında 30-40 dakika ya da ortası pişene kadar pişirin.

Not;
– Glutensiz hamur için:
2 cup (bardak) kahverengi pirinç unu veya
2 yk mısır/buğday nişastası (genetiği değiştirilmemiş) ve pirinç unu = 2 bardak karışım

– Eğer yumurta karışımı yeterli gelmezse biraz daha krema ekleyebilirsiniz.
– Pişmeden önce kişin uzerine çörekotu serpebilir ya da içine taze/kurutulmus kekik, biberiye gibi otlar ekleyebilirsiniz.
– Kiş kuru gorunuyorsa (piştikten sonra) üzerine zeytinyağ sürebilirsiniz.
– İçi için istediginiz sebzeleri, önceden pişmiş olmak kaydıyla, kullanabilirsiniz. Örn; mantar, taze soğan (çiğ olabilir), tavuk, brokoli…
– Hamurun ağzına kadar sebze ve peynirle doldururken yumurta-krema karışımı için yer bırakmayı unutmayın.

Eğer Amerika’daki maceralarımı biraz merak ediyorsanız ‘Photography’ (tıklayın) bölümüme bakarak biraz fikir sahibi olabilirsiniz. Yaptığım yolculuklardan ve gittiğim cafe/restoranlardan oluşan resim albümüm.

 

Sebze Suyu Tarifi

 

3 küçük elma

2 kereviz sapı

4 küçük parça brokoli başı

2 küçük (burada Fars salatalığı deniyor) salatalık

yarım kırmızı pancar

2 küçük havuç

1 yemek kaşığı su çıkacak kadar zencefil (Bunu önceden sade de içebilirsiniz)

Birkaç damla limon suyu (sebze suyunu sıktıktan sonra içine damlatılacak)

Bütün sebzelerin suyunu sıkıp afiyetle için. Yaklaşık iki bardak kadar çıkıyor. İçemediğiniz kısmını ağzı kapanabilen cam kavanoza koyup buzdolabında tutabilirsiniz.

 

ZENCEFİLİN SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Hepinizin bildiği gibi, soğuk algınlığı ve grip sezonu yaklaşıyor. Kendimizi şifayı kapmaktan korumak için ya da geç kalıp da hastalandıysak şifamızı bulmak için zencefil çayı yapmaya başlamanın tam zamanı.

Bitki çaylarının  sıcak değil de ılık içilmesini tavsiye ediyorum. Arzuya göre ılımış zencefil çayınıza bal ve/ya limon da katabilirsiniz.

Taze zencefil çayı yapmanın en kolay ve hızlı yolu şöyledir: Rendelenmiş 1 tatlı kaşığı zencefil kökünü  1 veya 1.5 bardak sıcak suya karıştırın. 5 dakika demledikten sonra süzüp afiyetle içebilirsiniz.

Eğer vaktiniz varsa, zencefil kökünü  kaynatarak da içebilirsiniz. Dilerseniz kaynatırken damak zevkinize göre elma kabuğu, kabuk tarçın, karanfil, kakule gibi başka meyve ve bitkiler de ekleyip çok lezzetli ve faydalı bir çay elde edebilirsiniz.

Zencefille beslenmenin diğer yöntemleri:

1 tatlı kaşığı rendelenmiş zencefili (ya da yarım tatlı kaşığı zencefil tozunu) balla karıştırarak, suyunu içerek (her seferinde birer çorba kaşığı olmak ve günde 3 yemek kaşığını geçmemek üzere), çorba ve et yemeklerine katarak tüketebilirsiniz. Şeker tüketme ile ilgili bir probleminiz yoksa zencefil şekerlemesi yiyebilirsiniz.

Zencefil ayrıca, hamilelikte sabah bulantısı, mide bulantısı, sindirim sorunları, romatizma, kanın pıhtılaşmasını önlemek, kolesterolü düşürmek, başağrısı, adet sancısı ve iltihaplanmalara iyi gelir. Ayrıca saç diplerindeki egzama türü durumlarda zencefil suyu sürmek yardımcı oluyor.

Zencefilin yeterince kullanıldığı zaman tedavi edici özelliğine inanıyorum. Bunu ispalayan iki deneyimim:

1) (Test sonuçlarına göre) vücudumda iltihap vardı ve sabah akşam günde 2 kere birer çorba kaşığı zencefil suyu içtim. 10 gün içinde (test sonuçlarına göre) iltihap geçmişti.

2) Sindirim güçlüğü hissettiğimde, yemekten sonra bir çorba kaşığı zencefil suyu içiyorum ve çok yardımcı oluyor.

DOZU:

Farklı kaynaklar farklı ölçülerde kullanılmasını tavsiye ediyorlar. Şahsen, günde bir ile üç çorba kaşığı (en fazla) zencefil suyu içilmesini tavsiye ederim.

Zencefil çayı günde 2-3 bardak içilebilir, yalnız miktari belirlerken çayın koyuluğu göz önünde bulundurulmalı.

YAN ETKİLERİ:

Aşırı miktarda kullanılırsa hafif mide ekşimesi ve ishale yol açabilir.

Aspirin ve warfarin gibi kanın pıhtılaşmasını önleyen ilaçlar ve anestezik maddelerle etkileşimi zararlı olabilir.

Şeker hastalığınız (diyabet), yüksek tansiyonunuz, kalp sorunlarınız varsa veya kan pıhtılaşmasını önleyici ilaçlar kullanıyorsanız lütfen doktorunuza danışın.

Size bol zencefilli günler dilerim! Sadece tedavi gerektiği zaman değil, önlem alıcı olarak da tüketmekte fayda var.